Vatan, Devlet ve Bayrak Uğruna Can Vermek

Asker, Polis, Şehit, Gazi, Şehadet, Şehitlik, Askerler, PolislerKonumuz derin ve hassas bir konu.O yüzden ilk önce şehidliğin İslâmî bir kavram olduğunu hatırlatıp, bu kavramı açıklamakla söze başlayayım.


Şehidlik Nedir, Kimlere Şehid Denir?


Şehidlik, en kısa ve öz ifadesiyle, Allâh yolunda yaşanılan bir hayata canını şahid kılmak demektir.Yani kişi Allâh’ın istediği gibi bir hayat yaşamak için cehd ve gayret etmiş, ortaya bir çaba koymuş ve son olarak da bu uğurda canını vermiştir.Haliyle, şehidlik mertebesine de ulaşmıştır.


Bu durumda, yine kısa ve öz bir biçimde, canını “sadece” Allâh yolunda veren kimselere şehid denilebilir.Madem hayat Allâh için ve Allâh’ın isteği doğrultusunda yaşanmıştır, bu durumda can da ancak bu duruma şahid kılınabilir.Şehidliğin İslâm ıstılahında (terim anlam) karşılığı budur.


Müminlerdendir o erler ki Allah’a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.” (Ahzâb 33/23)


Ayete bakacak olursak, can vererek şehid olmak Allâh’a verilen ahde yani O’na söz vermeye bağlanıyor.İnsan bir konuda birine söz vermişse, o konuda yaptığı işi, muhakkak söz verdiği kişi için yapar.Madem, sözleşme Allâh iledir, şehid olmanın temel şartı da bu işin Allâh için yapılmasına bağlıdır.Eğer bu işin içine başka bir şey karışırsa, hâşâ, Allâh’a ortak isnad edilmiş olur ve insan şehadet yerine rezalete erişir.Bu verdiğimiz kısa ve öz bilgilerden sonra, asıl konumuz hakkında da bilgiler verelim.


Vatan, Devlet, Bayrak Gibi Şeyler Uğrunda Ölen Şehid Midir?


İlk önce şunu belirtmek lazımdır ki; vatan, devlet, bayrak gibi kavramların oluşması insanın varlığına bağlıdır.Yani eğer insanlar varsa, bu kavramlardan söz edilebilir.İnsanın olmadığı yerde bunların varlığından söz etmek de mümkün değildir.O halde insan; vatan, devlet ve bayrak için var değildir.Aksine, bu kavramlar insan için vardır ve insana hizmet ederler.


İnsan kendisine hizmet eden olguları, kendisinden yüce olarak görürse, kendi kendini haksız bir zillete mahkum etmiş olur.Kendisi hizmet edilecek bir konumda iken, kutsallaştırdığı kölelerine kendisi hizmet etmeye başlar.Bu durumda -insan farketmese de- onlara tapmaya kadar giden bir yol vardır.


İşte vatan, devlet ve bayrak için savaşmak ve onlar için can vermek de onları kutsallaştırmanın bir sonucudur.Allâh, bu gibi olguları insana hizmet için yarattığı halde, insan onları kutsallaştırıp, o nimetleri kendisine veren Allâh’ı da yok saymaya kalkar.Bu durumda hayatını da onlar uğrunda yaşar ve onlar uğrunda verir.


Bu durumun sonucu şudur ki, insan ne uğrunda yaşarsa o uğurda da vefat eder.Allâh uğrunda ve O’nun istekleri doğrultusunda bir hayat yaşayan -bu ancak Kur’an ve onun beyanı olan sünnetle mümkündür- hayatını Allâh yolunda şehid olarak verir.Ama insan Allâh dışında bir şey uğrunda yaşıyorsa -bu şeyin adı ne olursa olsun- Allâh uğrunda can vermiş olmaz ve şehidlik mertebesini elde edemediği gibi, rezil bir dereceye düşürür kendisini…


Sanırım bu açıklamardan sonra laik, demokrat, anayasası beşerî ve gizli bir saltanatla yönetilen devlet uğrunda ölenlere şehid demek abes hatta gülünç olacaktır.Kaldı ki, bir İslâm devleti uğrunda can vermek bile şehidliğe manidir.Hatta Rasûlullâh’ın (s.a.s) şahsı için ölen bile şehidliği elde edemez.Şehidlik yalnızca Allâh için olandır.Allâh için verilmeyen bir cana, bu dünyada istediği kadar şehid denilsin, ahirette o şehirlerle birlikte olamayacaktır.Ama niceleri de vardır ki, bu dünyada şehid olarak anılmazlar, fakat onların yanı şehidlerin yanıdır inşaallâh.


Ve’l Hamdu Lillâh.


Yorum Yaz