Niye Her Şeyi Dine Bağlıyorsun?
Başlığımızdaki cümleyi, son zamanlarda çoğumuz işittik.Aslında bu ifade şöyle de kullanılır ki, öylesi daha doğrudur: “Neden her şeyi Allah’a bağlıyorsun?”
Sorunun cevabı, muvahhid bir mü’min için bellidir.Bu sorunun cevabı, kelime-i tevhîd’in ta kendisidir.İslâm’ın diğer adı olan Tevhîd dînine îmân edip, hayatını o şekilde yaşayan bir insanın, olayları sebeblere ait gibi görmesi ve göstermesi nasıl beklenebilir?Zaten insanın Tevhîd dîni olan İslâm’ı seçmesinin temel amacı, hiçbir şeyi Allâh’tan bağımsız görmemekten başkası değildir.Aksi haldeki bütün durumlara Allâh zaten şirk diyor.İslâm ise, şirkin zıddı olduğu için Müslümanlar her şeyi dîne, daha doğru ifadesi ile Allâh’a bağlamak zorundadırlar.Bu Allâh’a doğru şekilde ve O’nun istediği gibi iman etmenin gereğidir.
Şirk Nedir?
Allâh bir şeye izin vermezse o şey olamaz.Bu, her alanda ve her zamanda geçerlidir.Şirk ise, bazı varlıklara -canlı ya da cansız olmaları farketmez- ilâhlık yakıştırmakla olur.Bu durumda ilâh, kendisine ilâh adı verilen varlık olmaz.Kendisinde güç vehm edilen, onda güç var zannedilen, onun bazı şeylere kadir olabileceği düşünülen her şey, yalnızca Allâh’ın gücünün yeteceği bir işi yapıyormuş gibi gösterildiğinden, böyle olduğunu ileri süren kişi açıkça şirke düşmüş olur.
Bunlardan bazı örnekler de verelim ki konuyu daha iyi kavrayabilelim.Mesela, bugün futbol adı verilen spor, bazı insanlar tarafından olmazsa olmaz bir şey olarak görülmektedir.İnsanlar kendilerini bu işe o kadar kaptırmışlardır ki, futbolu anlatan, futbolu oynayan ve futbol izleyen kimseler, bir ibadet havası içerisinde samimi ve bağlıdırlar.Ya da müzik aleti kullanan bir kişi, onun kendisine huzur verdiğini, müziksiz bir hayatın olmayacağını ileri sürerek, müziksiz yaşayamayacağını belirtir.Müzik aleti çalarken ve dinlerkenki hali de söylediklerini doğrulamaktadır.Bunlar gibi çağımızda önemli görülen bilim, teknoloji, siyasi otoriteler gibi pek çok ilâh konumunda görülen oluşumlar mevcuddur.
Aslında bu saydıklarımızın olmaması gerektiği görüşünde değiliz.Belki, bir amaca binaen yapıldıklarında mubah olabilirler.Ama bunun için ilk ve olmazsa olmaz şart, kişinin Tevhîd’in ne olduğunu iyi anlamasıdır.Zira Tevhîd’i anlayamayan, Tevhîd’e göre bir hayat yaşayamaz.Tevhîd’e göre bir hayat yaşayamayana kalan diğer tercih; şirk, küfür ve dalalet (sapkınlık) yoludur.

Yorum Yaz