Laiksen Dînin İslâm Değil!

Başlığa binaen söylüyorum ki, bu tarz yazılar yazılıyor mu; yazılıyorsa, insanlar okuyor mu bilmiyorum.Ama bunu kesin ve net bir şekilde ifade etmek ve açıklamak gerekiyor.Çünkü çoğu insan, İslâm’ın hoşgörüsünün her şeyi kapsadığını zannediyor.Adı üstünde, hoşgörü hoş olanı görmek ve hoş olana teşvik etmektir.Hoş olmayan bir şey elbete hoş görülemez.İşte İslâm’a göre de en hoş olmayan şey, Allâh’a şirk koşmak, Allâh’ın beyan ettiği hakikatlerin üstünü örtmek ve yok saymaktır.


Laikliğin Türkiye’deki tanımını hepimiz biliyoruz aslında.Dîn ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması…Laikliğin, Osmanlı’daki isminin Lâ dîni olduğunu da belirtmek gerekir.Yani dîni olmayan, dînsiz…Bu ayrımı emreden Allâh mıdır, yoksa kullar buna kendileri mi karar vermiştir, diye bir sual sormak da şarttır.Bu soruya verilebilecek en güzel cevab sözlerle değil, hayatın ta kendisiyle, Allâh Rasûlü’nün (s.a.s) hayatıyladır.O’nun (s.a.s) yolundan bir derece bile sapmayan hulefâ-i raşidîni (raşid/mürşid halifeler) de zikretmek yerinde olur.Peki devlet yönetimi işinde Allâh’ın Rasûlü (s.a.s) nasıl bir yol izlemişti?Buna da en güzel cevab, Kur’ân ile olur.Allâh şöyle buyuruyor:


“Derler ki: Acaba emrden (yönetim işinden) bize de bir pay düşer mi? Şöyle de: Elbette ki emr (yönetim işi) Allâh’a aittir.” (Âl-i İmrân, 3/154)


Bu âyet ve daha önce İslâm’ın Siyaset Anlayışı başlıklı konumuzda zikrettiğimiz diğer âyetler, Allâh Rasûlü’nün (s.a.s) nasıl bir devlet yöneticisi olduğunu anlamamıza sanırım yetecek ve artacaktır.O Allâh’ın Elçisi iken, O’nun bildirdiği hükümler dışında bir yönetim davranışı sergilemesi, O’nun hükümlerini göz/kulak ardı etmesi düşünülemezdi.Bu, sadece Allâh’ın peygamberlerine has bir şey değildir.Onlar vahye uydukları gibi, insanlara tebliğ ederek, insanları da vahye uymaya davet etmişlerdir.Dolayısı ile, peygamberler ne kadar uymak zorunda ise, onların peşinden giden yani Allâh’a îmân eden kimseler de aynı şekilde vahye uymak zorundadırlar.Hakikat Allâh’ın katındadır.


Laikliğin tanımını yapanlar ve devleti yönetenler bangır bangır laik olduklarını ilan ederken, aslında Allâh’ı yok saydıklarını duyurmuş oluyorlar.Çünkü Siyasi Otorite ve Hakimiyet yalnızca ve yalnızca Allâh’a aittir.İnsanlara düşen, Allâh’ın bir yönetim tarzı olduğuna îmân etmek ve bu yönetim tarzını hayata geçirmek için çalışmaktır.Çünkü, ancak bu yönetim tarzı ile insanlar zulümden, adaletsizlikten kurtulurlar.Ancak bu sistemle insanlar hür bir şekilde, can ve mal korkusu olmadan yaşayabilirler.Sadece bu sistemle her türlü güvenlikleri sağlanmış olur.Bunun örneği Efendimizin (s.a.s) devlet başkanlığı yaptığı kendi devrinde ve O’ndan (s.a.s) sonra gelen 4 halife devrinde açık bir şekilde görülmektedir.Şimdi bir düşünelim, dünyada onlardan başka ne zaman tam bir adalet sağlanmıştır?Türkiye’de herkes eşittir diye yıllardır sloganlar atılıyor.Peki bu eşitlik sözden öteye geçebilmiş midir?Bunu iddia edenin yüzüne tükürülse, tükürüğe yazık olur!


Dîni hayattan koparmak bizim işimiz değil.Ama dîni hayattan ve hayatın şubelerinden koparan her kimse, biz Müslümanların başına çok büyük belalar açmıştır.Elbette bunlar imtihandır hem de çetin imtihanlardır.Burada, samimi olarak Müslüman olduğunu söyleyenlere düşen, Allâh’ı önemsemeleridir.Allâh’ı önemsemeyen birisi, O’nun dînini kabul ettiğini nasıl söyleyebilir?Hem ben öğrenciyim diyeceksiniz hem de okula gitmeyeceksiniz.Hem mimarım diyeceksiniz ama ev inşâ etmeyeceksiniz.Doktorum deyip hasta muayene etmeyeceksiniz…İşte Müslümanım deyip, İslâm’ı dolayısı ile Allâh’ı önemsememek bunlardan daha gülünç ve hatta daha vahimdir.Allâh hayatı parçalamamamızı ve hayatın hiçbir alanını Kendisinden bağımsız görmememizi istiyorsa, îmân edenlere düşen bunu yapmaktır.Dolayısı ile, devlet işine Allâh’ın karışmadığını -dil veya hal ile- söyleyen yönetici ve o yöneticinin idare ettiği kişiler, Allâh’ın dîninden olamazlar.Onlar önem vermedikleri Allâh’ın dîninden asla değillerdir.Onların tanrısı kendi heva ve hevesleridir.Eğer laikseniz, Müslüman değilsiniz.Kendinizi de kandırmayın, bizi de!


Ve’l Hamdu Lillâh.


Yorum Yaz