İnsanları Tekfir Etmek

İslâm ümmetinin göğsüne çöken irca saldırıları ne yazık ki bir çok Müslümanın zihnine ya da diline sirayet etmiştir. Artık öyle ki Müslümanların dilinden dahi Biz tekfirci değiliz ve tekfirciliğe karşıyız, tekfirciler cehenneme gibi hamasi ve gayri ilmi sözler duymaktayız.


Tekfir bir kimseyi kâfir ilan etmek, onun kâfir olduğunu söylemektir. Şayet tekfir edilen kimse aslen bir kâfir ise bu haddi zatında şer’i bir vazifedir. Allâh (subhanehu ve teala) Nebisi Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e Mekkeli müşriklere karşı Ey Kafirler diye hitap etmesini emretmiş Rasûlullâh (salllallâhu aleyhi ve sellem)’de Mekkeli müşriklere Ey kâfirler diye hitap etmiştir. Ve hakaze Allâh (subhanehu ve Teala) Nebisine Millet-i İbrâhîm’e uymasını emretmiş, İbrâhîm’in milletinden ancak sefih, aklı başında olmayan kimselerin yüz çevireceğini bildirmiştir. İbrâhîm’in milleti ise kâfirlere karşı “Ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlıkta görüyorum” “Biz sizden ve sizin taptıklarınızdan beriyiz. Sizin tekfir ettik” sözleri ile kaimdir. Bu yüzden hiç kimsenin mutlak anlamda tekfirden sakındırması, tekfiri kötülemesi caiz değildir. Bu şer’i bir ameli küçümsemek, onunla istihza etmek olduğundan sahibini itikaden sıkıntıya sokacaktır.


Diğer taraftan tekfirin bir de nehyedilen bölümü vardır ki; o da Rasûlullâh’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) hadislerinde bildirdiği üzere İslâm’ı sabit Müslümanların; delilsiz, mesnedsiz ve te’vilsiz tekfir edilmesidir. Bu da sahibi için oldukça sıkıntılı durumlar oluşturabilecek bir haldir.


O halde İslâm ümmeti kâfirlere karşı tekfirci iken Müslümanlara karşı olabildiğince te’vilci olmak durumundadır.


Selâm ve du’â ile…


Murat Gezenler


Yorum Yaz