Başörtüsü ile Tesettür Aynı Mı?

Çoğu insan, bazıları bilinçli bazıları bilinçsiz, “başörtüsü”nü “tesettür” yerine kullanır.Bu kullanımda kötü medyanın etkisi büyüktür.İnsanlar kendi değerlerine güvenip (tam bir iman) teslim olmadıkları için, kendi kavramlarını terk ederek, başkalarının onlar için ürettikleri kavramlara sarılmaları gayet doğaldır.Bu, kendi değerlerinin üstün olduğuna kendilerini ikna edememelerinin de bir sonucudur.


İnsan, kendi değerlerinin üstün olduğunu kabul etmezse, bunu anlayamazsa, başka değerlerine peşine düşecek ve o değerleri kendi değerlerinin üstünde görecektir.O değerlere mensub olanların sözlerini de, şeksiz/şüphesiz kabul edecek bir duruma gelecektir.Yani Allâh’ın kendisine verdiği önemi görmeyip, cahiliye sisteminin peşine düşecektir.


İslâm gibi mükemmel ve “insanlığın değişmeyen değerleri“ne sahib olan birisi, İslâm’ı gerektiği gibi bildiği takdirde, bu aşağılık kompleksine ya da kendi tabirimizle zillete mahkum olmayacaktır.İzzete erişmek, İslâm’ı anlama ve hayata taşıma gayretiyle mümkündür.Bu da Tevhîd’i anlamaktan geçer.


Bu girizgâhtan sonra, başörtüsü ve tesettür ayrımını net bir biçimde yapmak gerekiyor.Şöyle ki; başörtüsü başın üstüne alınan herhangi bir örtü aleti ile yapılabilir.Başın tamamını örtmek ya da bir kısmını örtmek bu anlayış için mesele değildir.Hatta başörtüsünün amacı bile yoktur desek yanlış söylemiş olmayız.O, sadece bir aksesuardan ibarettir.Ayrıca başörtüsü, bedeni örtmek manasına da gelmez.Başı kapadıktan sonra, vücudunu istediğin kadar teşhir et/kamuya aç hiç mesele değildir, yeter ki baş kapalı olsun!


Tesettür ise, yüce Allâh’ın dîni olan İslâm’ın kadınlara verdiği değerin bir göstergesidir.Başörtüsünün aksine, tesettürün bir amacı vardır ve bu amaç, kadının gerçek değerini ortaya çıkarmaktır.Çünkü Allâh, kadınların dişiliklerinin ön plana çıkarak onların erkekler karşısında bir meta’ (nesne, obje) olmasını istemiyor.Allâh, onların insanlık bakımından erkeklerle aynı konumda olduğunu, onlara tesettür nimetini vererek insanlığa ilan ediyor.


Bu durumda, bazı İslâm düşmanlarının tesettür aleyhindeki propagandalarını da hatırlamak gerek.Onlar tesettürün kadını köle durumuna getirdiğini, onların haklarına aykırı olduğunu savunurlar.Halbuki onlar, kadını cinsel bir meta’ olarak görürler.Medyanın her alanında onların cinselliğini kullanarak, onlar üzerinden hem para kazanırlar hem de onları köle olarak kullanırlar.Kullanılanlar ise bunu özgürlük adına yaparlar.Halbuki asıl kölelik ve zillet onların bu çirkin durumudur.


Konumuza tekrar dönecek olursa, başörtüsü bir süstür, bir aksesuardır, bir nevi kişinin kendisini tatmin etmesidir ve sadece maddi baş ile ilgilidir.


Tesettür ise, kadının hem vücudunu korur hem de ruhunu korur.Ona izzet katar, başkalarının kullanıp atabileceği bir konumdan uzak tutar.Onların incinmemesi için tek yoldur.Her ne kadar kafirler onları zulümleri ile incitseler de, onlar namuslarını koruyarak hem bu dünyada incinmezler, hem de ahirette incinmeyeceklerdir.Tesettür aile hayatının devamı için en gerekli olan şeydir.Halbuki tesettürden uzak bir aile, her bakımdan yıkılmaya ve huzursuzluğa/mutsuzluğa mahkumdur.


Bu konuda daha başka onlarca şey söylenebilir.Bizim yapmak istediğimiz, sadece başörtüsü ve tesettür kullanımının doğru bir şekilde yapılmasına zemin oluşturmaktı.İnşaallâh bu yazıyı okuyan kardeşlerimiz, bundan sonra daha dikkatli olacaklardır.


Ve’l Hamdu Lillâh.


Yorum Yaz