Ocak, 2010 Arşivi

Câhiliyyenin Allâh İnancı

Câhiliyye denince, aklımıza hemen Efendimize (s.a.s) vahiy gelmeden önceki Arab toplumu gelir.Fakat câhiliyye isimlendirmesi, Allâh’a gerektiği gibi inanmamaktan ve O’nu gereği gibi tanımamaktan kaynaklanan bir isimlendirmedir.Dolayısı ile biz, eski çağda yaşayan câhil insanları kadîm câhiliyye; yakın zamanlarda yaşamış ve hâlen yaşamakta olan câhil insanları da modern câhiliyye diye isimlendireceğiz.Bu isimlendirmeyi yapmamızın sebebi, bu iki câhilî [...]


Kâinatın Büyüklüğü ve Allâh’ın Kudreti

Dillerimizden hiç düşmeyen iki kelimedir, “Allâhu Ekber!” Peki birisi bize sorsa “Allâh’ın büyüklüğünü nereden anlayorsun” diye ya da kendi kendimize düşünmeye kalksak O’nun büyüklüğünü, nasıl bir yol takib ederiz?Elbette Zât’ını düşünmek gibi bir yanlış yola girmek bahse konu olamaz.Biz O’nun büyüklüğünü, esmâsının tecellilerinden anlamaktayız.Çünkü O’nun sınırlı olarak yarattıklarının çoğunu göremezken, O’nun gibi mutlak, aşkın ve [...]


Siyâsî Otorite ve Hâkimiyet

Daha önce verdiğimiz ayetlerden de anlaşılacağı gibi İslâm siyâsetinde mutlak otorite, mutlak güç, mutlak kanun koyucu, Allâh’tır. Şeriatını (fert ve toplumu kuşatan hukuk kuralları bütünü) Kitab’ta (Kur’ân) va’z eden Allâh, onu kendisi adına yürütme (hilafet) işini elçisi eliyle gerçekleştirmiştir. Bunun ilk şartı ilahi hukukun uygulanacağı toplumun O’nun hakimiyetini, otoritesini kabul etmesidir. İslâm siyâsetinde bir fert, [...]


Allâh’ın Saptırması ve Hidâyet Etmesi

Allâh’ın mü’minlere; rahmet, hidâyet ve şifâ (Bkz: İsrâ, 17/82) olarak gönderdiğini belirttiği Kur’ân’a baktığımızda; çoğu yerde, Allâh’ın dilediği kişiyi/kişileri saptırdığını ya da dilediklerine hidâyet ettiğini açıkça beyan ediyor. (Bkz: A’râf, 7/155; Ra’d, 13/27; İbrâhîm, 14/4, 27; Nahl, 16/93; Zümer, 39/23) Her şeyi duyduğu gibi zanneden ve klasik kader teorisini içselleştirmiş bir kişinin durumu böyle anlaması [...]


İslâm’ın Siyaset Anlayışı

Müslümanların çoğu, İslâm’da bir siyaset anlayışının olmadığını zanneder.Çok az bir kısmı ise, hilâfet sloganıyla saltanatın hakim olması taraftarıdır.Ama ümmetin içinde öyle bir zümre vardır ki, onlar muvahhid olmanın gereği olarak, ayrıştırmayı değil birleştirmeyi öğrendiklerinden, İslâm’ın nasıl bir siyaset tarzı olduğunu çok iyi bilirler.İşte biz de Tevhîd Kalesi olarak, bu saf ve temiz olan İslâm siyasetine [...]